game translation company
Yayınlanma tarihi: 27 Haziran 2022 - Güncellenme tarihi: 1 Ekim 2024

Her Yönüyle Oyun Yerelleştirme Süreci

Günümüzde oyun sektörü çok yönlü. Geçmiş yıllarda oyun sektörünün çocukları ve gençleri hedef aldığı, bilgisayar oyunlarının toplumun kalanını pek de ilgilendirmediği yönünde genel bir algı vardı. Aynı zamanda, video oyunları oynamak isteyenlerin oyun konsolu veya oyun bilgisayarı alması gerektiğinden oyun stüdyoları sadece bu özel ekipmanları alacak kadar ilgili müşterileri hedef alabiliyordu. Bugünlerde insanlar çeşitli platformlarda oyunlar oynayabiliyor. Oyun oynamak farklı yaş gruplarından, cinsiyetten ve geçmişten insanların sahip olduğu popüler bir hobi haline geldi. Her ne kadar oyun topluluğun sadece genç erkek çocuklarına açık olduğu fikri bazı çevrelerde hala kabul görüyor olsa da, istatistikler bunun aksini işaret ediyor. Techjury tarafından derlenen istatistiklere göre, oyuncuların %70'i 18 yaş ve üstü olup, ortalama oyuncu yaşı 34'tür. Dahası, oyuncuların %41'i kadın. İstatistiklerdeki bu değişim, gençlerin oyunlara karşı ilgilerini kaybetmelerinden dolayı değil, oyunların diğer nüfus gruplarında da yaygın bir hobi haline gelmesiyle alakalı. Mobil oyunların yükselişi de, küçük çocuklar ve yaşlılar gibi oyun ekipmanlarına erişimi olmayanlar veya meşgul orta yaşlı anne babalar gibi sürekli hareket halinde olup pek boş vakti olmayan insanlar için oyunların elverişli bir hobi olmasına yardımcı oldu. Platform türü ve oyun çeşidi, hangi oyunun hangi nüfus grubunda daha popüler olduğunu anlamada büyük rol oynuyor. Örneğin, mobil cihazlarda daha çok oynanan bulmaca oyunları, kadınlar ve 65 yaş üstü kişiler arasında daha popülerdir. 2017'de yapılan bir ankete göre, kadın oyuncuların %72'si bulmaca oyunları oynarken, erkek oyuncuların sadece %52'si bu tür oyunları oynuyor. Aynı zamanda puzzle oyunları 65 yaş ve üzeri insanlarda, 30 yaşın altın olanlara göre daha popüler. Oyunların bu yaygın popülaritesi oyun stüdyoları için harika bir haber olsa da, oyun yerelleştirmesi konusunda görülmemiş zorluklara yol açıyor.

Oyun sektörünün hedef kitlesi çok geniş ve çeşitli olduğundan, farklı platform, oyun türü veya nüfus grupları için aynı yerelleştirme stratejisini uygulamak genelde pek makul bir fikir değil. Örneğin, yaşı büyük ve eğitimli oyunculara hedeflenmiş bir puzzle oyununun yerelleştirmesinde uzun anlatımlı, resmi cümleler kullanmak doğru bir seçim olacakken, MOBA'lar (Multiplayer Online Battle Arena) gibi hızlı tempolu oyunlarda bu taktik oyuncunun çabuk ölmesine neden olur. Benzer şekilde, mobil cihaz ekranları diğer cihazlara kıyasla çok daha küçük olduğundan mobil oyunların daha sıkı karakter limitleri olabilir.

Bu blog gönderisi; oyun sektörü, oyun yerelleştirmesinin potansiyel yararları, yaygın oyun yerelleştirme problemleri ve oyun yerelleştirme çözümlerine genel bir bakış sağlayan oyun yerelleştirme serimizin ikinci kısmı. İlk blog yazımızda, video oyunlarınızı yerelleştirmenin nedenlerini ve oyunlarınızı yerelleştirmenin en karlı olduğu dilleri ele aldık. Bu blog gönderimizde, farklı platformlar ve bu platformların beraberinde getirdiği görülmemiş yerelleştirme zorluklarını gözden geçireceğiz. Ardından en yaygın oyun yerelleştirmesi hatalarından bazılarını, bu hataların farklı oyun türlerinde kendisini nasıl gösterdiğini ve olası sorunları çözmek için neler yapabileceğinizi ele alacağız. Son olarak da, oyun yerelleştirmesi sürecinin üstünden geçeceğiz ve size bu süreçte doğru kararları almanıza yardımcı olacak bazı ipuçları vereceğiz.

game translation

Bir dolu seçenek: bilgisayarlar, konsollar ve mobil cihazlar

Oyun oynamak için çeşitli platformlar bulunuyor. Her biri farklı bir kitleye ve farklı özelliklere sahip. Bu blog gönderimizde oyun platformlarını üç kategoriye ayıracağız: bilgisayarlar, konsollar ve mobil cihazlar. Her bir platformun ne tür bir kitleye hitap ettiğini, bu platformlar arasındaki temel farkları ve oyun yerelleştirme sürecinde neyin beklenmesi gerektiğini görmek için bazı istatistikleri inceleyeceğiz.

Kimlere bilgisayar oyuncusu denir ve bilgisayar oyunları nasıl yerelleştirilir?

2020 yılında dünyada yaklaşık 1,75 milyar PC oyuncusu bulunmaktaydı. Her ne kadar mobil oyunculuk yükselişte olsa da bu etkileyici rakamlar bilgisayar oyunculuğunun hala son sürat devam ettiğini gösteriyor. Bugün ile geçen on yılın arasındaki temel farksa, bilgisayar oyuncularının gittikçe daha çeşitli bir grub haline gelmesi ve çoğu oyun işleminin çevrimiçi gerçekleşmesidir. En popüler oyun dağıtım platformu olan Steam, küresel pazar payının %75'ini elinde bulunduruyor. Buna ek olarak, Steam 1 milyardan fazla kullanıcıya ve 29 farklı dil desteğine sahip. Oyunlarını yerelleştirmek isteyen oyun stüdyoları için iyi çevrilmiş bir Steam sayfası olmazsa olmazdır. Çünkü bilgisayar oyunseverlerinin, bir oyunu alıp almayacaklarına karar vermek için baktıkları ilk yer burasıdır.

Ortalama bir PC oyuncusu haftada 7,5 saat oyun oynuyor. Video oyunları oynamak. Ortalama bir bilgisayar oyuncusunun günde bir saatten fazla oyun oynadığını göz önünde bulundurursak, bilgisayarda oyun oynayan insanların hevesli oyuncular olduğunu söylemek çok da yanlış olmayacaktır. 2014 yılında yapılan bir ankete göre, ABD'li oyuncuların ortalama yaşı 38'di ve Amerikalı oyuncuların %49'u kadındı. Oyunlar artık genel genç erkek çocuklarına hitap eden bir hobi niteliği taşımıyor ve bu durum kendini bilgisayar oyunlarında daha da fazla gösteriyor. Bu ankete göre bilgisayar oyunları oynayan temel kitle gençler değil, Y kuşağı. Dahası, cinsiyet dağılımı da neredeyse eşit. Cinsiyet istatistikleri, bilgisayar oyunlarını yerelleştirirken ataerkil ve cinsiyetli bir dil kullanımından kaçınılması için iyi bir hatırlatıcı olabilir çünkü kaçınmadığınız takdirde kitlenizin yarısını içerikten uzaklaştırabilirsiniz. Ayrıca, kitlenizin çoğunluğu yetişkinlerden oluşacağı için (özellikle Y kuşağı ve X kuşağı) çevirilerde daha resmi bir ton kullanmanız iyi bir fikir olabilir. Örneğin, bir oyunu Almancaya lokalize ediyorsanız "Sie" (siz) kullanmanız "du" (sen) kullanmanızdan daha mantıklı olacaktır.

Popüler modern bilgisayar oyunları genellikle ileri teknolojili oyun bilgisayarları ya da oyun laptopları gerektirdiğinden, bilgisayar oyuncularının istedikleri her zaman oyun oynayabilen mobil oyunculardan farklı olarak oyun oynamak için zaman yaratması gerektiğinden ve ortalama oyun oturumları mobil oyunlardan çok daha uzun sürdüğünden ötürü, öylesine bilgisayar oyunu oynayanaların sayısı, öylesine mobil oyun oynayanlardan daha az. Öylesine oynamayan (ya da "ekstrem") oyuncular, oyunlarla ilgili medya tüketmeye daha fazla eğilim gösterirler. Oyunlarını belirli bir dilde yerelleştiren bilgisayar oyunu geliştiricileri; yama notları, oyun videoları ve geliştirici günlükleri gibi oyunla ilgili diğer içerikleri de çevirmekten fayda görebilir. Bu tür içerikleri çevirmek oyuncu kitlesinin ilgisini canlı tutmaya yardımcı olur ve nispeten uygun maliyetli bir pazarlama stratejisi olarak iş görebilir.

Bilgisayar oyuncularının sayısı oldukça yüksek olsa da bu istatistik kazanç kısmına çok iyi yansımıyor. Konsollarda oyun oynayan video oyunu meraklılarının sayısı önemli ölçüde daha düşük olsa da (254 milyon konsol oyuncusu vs. 1,75 milyar PC oyuncusu), konsol oyunları PC oyunlarından çok daha karlı. 2021 yılında konsol oyunları tüm oyun gelirlerinin %28'ini oluştururken, bu oran PC oyunları için sadece %19'du. Bunun nedenini, konsol oyunlarının genel olarak daha yüksek fiyatlara sahip olması ya da bilgisayardaki oynaması ücretsiz olan oyunların popülerliğine bağlıyoruz. Bilgisayar oyuncuları ilk ücretleri çok daha düşük beklediğinden ve pahalı oyunlardan bütünüyle kaçındığından, pek çok oyun stüdyosu ana oyun masraflarını düşük tutup daha fazla eklenti ve oyun içi satın alma seçenekleriyle giderlerini karşılamaya çalışıyor. Bu oyun içi satın alımları, oyun sektöründe genel olarak mikro işlemler olarak adlandırılır ve pek çok şirket, kazanç elde etmek için bunlara bağlıdır. Somut bir örnek vermek için Call of Duty, World of Warcraft ve Overwatch gibi birçok popüler oyunu piyasaya süren oyun stüdyosu Activision Blizzard'a bakalım. 2021 yılında, mikroişlemler Activision Blizzard'ın gelirinin %61'ini oluşturdu. Günümüzün oyun geliştiricileri için mikro işlemler ve eklenti alımları oldukça kazançlı olsa da, sürekli yeni içerik yayınlanması artık oyun yerelleştirmenin tek seferlik bir süreç olmadığı anlamına geliyor. Bilgisayar oyunlarını yerelleştirmek isteyen oyun stüdyolarının, oyun yerelleştirme sağlayıcılarını seçerken ekstra dikkatli olmaları büyük önem taşıyor, çünkü yeni içeriklerinin vaktinde yerelleştirilmesini garanti altına almak için güvenilir bir oyun yerelleştirme sağlayıcısıyla, iyi bir iş ortaklığı kurmaları gerekiyor.


Tercüme hizmetlerine mi ihtiyacınız var?
Belgenizi profesyonel bir çevirmene 12 saat içinde teslim ettirin.


Konsol oyunlarını yerelleştirirken nelere dikkat edilmeli

Bilgisayarda yayınlanan çoğu oyun ayrıca Xbox ve PlayStation'da da yayınlanır. Yani bilgisayar oyunlarına özel verilecek yerelleştirme ipuçları, konsol oyunları için de yararlı olabilir. Konsol oyunlarının ana kazanç kaynağı mikro işlemlerdir. Konsol oyunlarının daha pahalı olma eğilimine ve oyun stüdyolarına daha fazla kâr getirmesine rağmen pek çok stüdyo hâlâ sıklıkla eklenti ve oyun içi eşyalar yayınlamayı tercih eder. Yerelleştirmeyi planladığınız oyun, ağırlıklı olarak mikro işlemlere dayanıyorsa, taleplerinize çabucak yanıt verebilecek ve yeni eşyaları hızlıca yerelleştirebilecek bir oyun yerelleştirme sağlayıcısıyla çalışmanız çok önemlidir.

Konsol oyuncuları genelde bilgisayar oyuncularından daha genç. Bir ankete göre, Amerikalıların %39'u video oyun konsoluna sahip. 18-29 yaş aralığındaki bireyler için bu oran daha yüksek: Bu yaş aralığındaki erkeklerin %68'i ve kadınların %49'u oyun konsoluna sahip olduklarını belirtiyor. Gençler için bu oran daha da yüksek. Gençlerin %84'ü (genç kızların %79'u ve genç erkeklerin %97'si) bir konsola ya sahip olduğunu ya da erişimleri olduğunu söylüyor. Bu istatistiklere bakarak konsol oyunlarının ve bilgisayar oyunlarının temel hedef kitlesinin farklı olduğunu söyleyebiliriz. Bu farkı, oyun yerelleştirme sürecinde göz önünde bulundurmak iyi bir fikir olabilir. Konsol oyunlarını yerelleştirirken genç insanlara hitap eden gündelik ve oyuncu bir dil kullanmak daha uygun olabilir. İngilizceden Almancaya yapılan bir yerelleştirmede, bilgisayar oyunlarının aksine "sen" ("du") ifadesi tercih edilebilir.

Pek çok bilgisayar oyununun çalışması için iyi ekipmanlar gerektirdiğini belirtmiştik. Bu, bilgisayar oyuncularının, mobil oyunculara kıyasla oyun hobilerine daha bağlı olduğunu gösteriyor. Ancak gidip sadece oyun oynamak için kullanılan özelleştirilmiş ekipman satın alan konsol oyuncularının oyuna olan bağlılığının daha da derin olduğunu iddia etmek oldukça mümkün. Kendinizi bundan daha fazla adayamazsınız. Bilgisayar oyunlarında olduğu gibi, oyunla ilgili diğer içerikleri de çevirmek, kendini adamış oyuncuların dikkatini çekmenize yardımcı olabilir.

Oyun sektöründe çalışanlar ve en sevdikleri oyunun bir sonraki yamasının çıkmasını özverili bir şekilde bekleyen oyuncuların da bildiği üzere, zaten yayınlanmış oyunlara yeni içerik eklemek konsol için çok daha zaman alıcı ve pahalıdır. Örneğin, oyununu Xbox'ta yayınlayan bir oyun geliştiricisinin oyuna güncelleme yapması gerektiğinde, harekete geçmeden önce kod değişikliklerini Microsoft'a göndermesi gerekiyor. Microsoft'un onayını almak genelde biraz zaman alır. Sonuç olarak, bilgisayarda yalnızca birkaç günde çözülebilecek bir hata düzeltmesinin yayınlanması, oyun konsollarında haftalar alabilir. Bu da, konsol oyunlarını yerelleştiren dil uzmanlarının hatalardan kaçınmak için ekstra çaba sarf etmesi gerektiği anlamına gelir. Çünkü yanlış bir çeviri gönderilip yayınlandığında düzeltilmesi oldukça zaman alabilir.

best game localization

Mobil oyun lokalizasyonu için ipuçları

Konsol oyunları bilgisayar oyunlarına göre daha kârlı görünebilir ancak kazanca gelince mobil oyunlar diğer tüm platformlara toz yutturuyor. Akıllı telefon ve tablet oyunları oyun pazarı kazançlarının yarısından fazlasını (%45'ini akıllı telefon oyunları ve %6,6'sını tablet oyunları) oluşturuyor. Dünyada 2,6 milyondan daha fazla mobil oyun bulunuyor ve bu sayı her geçen gün artmakta.

Mobil oyuncular, bilgisayar ve konsol oyuncularına göre oldukça farklı. Mobil cihazların temel avantajı, özelleştirilmiş oyuncu ekipmanı gerektirmeden her zaman ve her yerde kullanılabiliyor olmaları. Bunun sonucunda, oyun oynamak için kısıtlı zamanı olan insanlar ve geçtiğimiz yıllarda genel olarak oyuncu şeklinde sınıflandırılmayan gruplar mobil oyunların tadını çıkarabiliyor. Örneğin; 45 yaşındaki meşgul bir iş kadını evle iş arasındaki seyahatinde, 80 yaşındaki yaşlı bir adam başka bir teknolojik cihazı nasıl kullanacağını öğrenmek zorunda kalmadan telefonunda ve 4 yaşındaki bir oğlan annesinin tabletinde oyun oynayabiliyor. Bundan dolayı, mobil oyuncular diğer gruplardan çok daha çeşitli bir grup ve platform seçimlerine dayanarak genel yargılarda bulunmak oldukça zor.

Mobil bir oyuncunun ortalama yaşı 36. Bu istatistikten yola çıkarak mobil oyunların ve bilgisayar oyunlarının hedef kitlesi aynıymış gibi düşünebiliriz ancak konu Y kuşağının erişebildiği her platformda oyun oynamasından daha derine iniyor. Mobil cihazların erişilebilirliğinin ne kadar yüksek olduğu göz önüne alındığında, her yaş grubundan ve her kesimden insan video oyunları oynuyor.Mobil oyun oyuncularının neredeyse üçte biri 45 yaşın üzerinde. Yaş yelpazesi bu kadar geniş olunca hangi yerelleştirme yaklaşımının bütün oyunlar için uygun olacağına dair bir şey söyleyemiyoruz. Şanslıyız ki, istatistikler farklı yaş gruplarının farklı oyun türlerini oynamaya eğilimli olduklarını gösteriyor. Özetlemek gerekirse, Z jenerasyonu oyuncular Battle Royale, sandbox ve MOBA; Y jenerasyonu RPG, strateji ve macera oyunlarını; X jenerasyonu puzzlelar, nişan alma ve spor oyunlarını; Bebek patlaması kuşağı ise puzzlelar, karşılaşmalı oyunlar, kutu ve masa oyunlarını tercih ediyor. Yerelleştirme kiti oluştururken oyun türüne odaklanmak, çekeceği insan grubunda oldukça etkili olacağından önemlidir. Yaşı küçük oyunculara yönelik bir oyunu çeviriyorsanız gençlerin anlamayacağı eski kelimelerden kaçınmak ve daha az resmi bir dil kullanmak daha iyi olur. Tam tersi de daha büyük hedef kitleler için geçerlidir: daha resmi bir dil kullanılmalı ve trend kelimelerden kaçınılmalı.

Mobil oyunların çoğunun ücretsiz olduğunu ve mikro işlemler tarafından finanse edildiğini göz önünde bulundurursak, hız, mobil oyun yaratıcılarının oyun yerelleştirmesi için hizmet sağlayıcısı ararken öncelik vermeleri gereken bir niteliktir. Mobil oyun sektörü diğer sektörlerden hızlı ilerlediğinden, mobil oyun firmalarının ortaya çıkan trendlerden yararlanmak için hızlı davranması ve eski oyunlarını sürekli güncellemesi gerekiyor. Fakat, geliştiricilerinizin yeni güncellemeler ve oyun içi öğeleri hızla üretse de, içeriğinizi çevirmesi yıllar süren yerelleştirme şirketleri ile çalışmak sizi pek ileri götürmeyecektir. Bu yüzden; hızlı, profesyonel ve özenli bir yerelleştirme hizmeti sağlayıcısı ile iyi bir iş ilişkinizin olması şart.

Oyun yerelleştirmede karşılaşılan problemler ve çözümleri

Eğer kendiniz de bir oyuncuysanız oyun yerelleştirmenin çok da zor olmadığını düşünebilirsiniz. Sonuçta yasal metinlerle karşılaştırıldığında daha basit ve gayriresmi bir dil kullanılıyor, ayrıca medikal metinlere kıyasla da daha az terminoloji içeriyor. Belki de çeviri kalitesi diğer alanlarda olduğu kadar önemli değildir diye düşünüyorsunuzdur. Ben de bir çevirmen olmama rağmen oyun yerelleştirmenin çantada keklik olduğunu ve oyun stüdyolarının iyi bir yerelleştirme partneri bulmaya çok da kafa yormamaları gerektiğini düşünürdüm. Oyun yerelleştirme projelerine göz gezdirdiğimde fikrim değişti. Bana göre anlaması oldukça kolay olanlar, oyun oynamayı sevmeyen çevirmenlere kafa karıştırıcı bir biçimde kullanılan bilinmeyen terimlerden oluşan bir karmaşa gibi geliyormuş. Oyunlarla alakalı metinler göreceli olarak kolay gelebilir ancak genellikle işin içinde olmayanların yabancı kalacağı çok sayıda teknik terim ve kısaltma içerir. Diğer çeviri alanlarında olmayan zorluklar da oyun alanında mevcut. Haydi gelin konuyu derinlemesine ele alalım!

Oyun metinleri çok tekniktir.

Oyun yerelleştirme projesinde çalışan çevirmenlerin sorduğu sorulara baktığımda aslında oyun yerelleştirmede çevirinin çok teknik bir alan olduğunu fark ettim. Birisinin AoE (Area of Effect) nedir diye sorduğunu hatırlıyorum. Oyun sektöründe en çok kullanılan kısaltmalardan biri olsa da hayatında oyun oynanmamış birinin bunu bilmemesi normal. Oyuncuların oyun sırasında yazı yazmaya pek vakitleri olmadığından kısaltmalar oldukça yaygın. En yaygın olanlarını sayacak olursak bazıları şöyle: NPC, PVE, PVP, DLC ve HP. Oyun sektöründe kısaltmalar çok yaygın olduğundan çoğu oyun stüdyosu oyuncularının bunları tanımakta zorluk çekmeyeceğini düşünerek oyun senaryolarında veya reklam tanıtımı için yazılan yaratıcı metinlerde bir dolu kısaltma kullanmaktan çekinmiyorlar. Tek problem bilinmeyen kelimeler ve kısaltmalar da değil. Sersemletmek, acele etmek veya büyülemek gibi yaygın kelimeler oyun bağlamında çok farklı anlamlara sahipler. Örneğin oyunlarla haşır neşir olmayan bir çevirmen "Ultimate kullanıma hazır" (güçlü atağın hazır anlamında) kalıbını gördüğünde "Bir dakika, nasıl olur?Ultimate sıfat değil miydi?" diyebilir. Veya "karakterin yeteneği değişti" (karakter güçlendirildi anlamında) diye bir cümle duyduğunda karakterin kaslandığını düşünebilir. Bu tür kelimeler bilinmeyen kelimelerden daha tehlikelidir çünkü çevirmen "Buff'ın ne demek olduğunu tabi biliyorum!" diyebilir. ve anladığı haliyle çevirebilir.

Yerelleştirme tüyoları:

Eğer oyununuzu yerelleştirmek isteyen bir oyun şirketiyseniz ya oyun yerelleştirmesinde tecrübeli bir ajansla çalışabilirsiniz ya da yaygın kullanımların size sorulmasına hazır olmanız gerekir. Bir yerelleştirme şirketiyle yeni yeni çalışmaya başlıyorsanız ve oyun yerelleştirmesindeki yetkinliklerinden emin olamıyorsanız sordukları sorulara vaktinde cevap vermeye çalışın ve yerelleştirme süreci tamamlandıktan sonra daha teknik belgeleri incelemelerini isteyin. Üçüncü taraflardan yardım almak ve çevirileri incelemelerini sağlamak da yardımcı olabilir. Bilgisayar oyunları bağlamında farklı anlamlara sahip kelimeler için çevirileri terim hafızasına ekleyebilirsiniz. Böylece kaynak metini anladığını zanneden (ama anlamayan) çevirmenler terimleri ve tanımlarını görüp hatalarını düzeltebilirler.

Oyunun bazı kısımlarını yerelleştirmemek daha iyidir

Teknik kelime ve kısaltmaların sayısının çok olması hevesli oyuncular için de problemlere neden olabilir. İngilizce konuşmayan oyuncular bile birçok İngilizce oyun terimine aşinalardır ve bu terimlerin çevrildiğini görmek kafa karıştırıcı olabilir. İngilizceyi ikinci dil olarak konuşan oyuncular daha büyük bir problem yaşayabilirler. İngilizce kaynaklara erişimleri olduğundan, internet üzerinden oyunda kullanabilecekleri stratejileri araştırıp aynı zamanda İngilizce kabiliyetlerine tam güvenmedikleri için oyunun yerelleştirilmiş halini oynayabilirler. Sonuç olarak da oyunu ustaca oynamak için terimleri iki set halinde öğrenmek zorunda kalırlar.

Yaygın oyun terimleri

Eğer oyununuzun ana kitlesi hevesli oyuncularsa bazı terimleri çevirmeden olduğu gibi bırakmak güzel bir fikir olabilir. Dota 2 bazı terimlerin çevrilmemesine dair güzel bir örnek. Türkiye'de çok popüler olmasına ve tamamen Türkçe'ye çevrilmesine rağmen; karakter adları, yeteneklerin isimleri ve bazı terimler (shard ve scepter gibi) çevrilmeden olduğu gibi bırakıldı. Şahsen bu yerelleştirme tercihini çok kullanışlı buluyorum. Mesela çok dil bilen oyuncular yeteneklerin çevrilmiş isimlerini öğrenmek zorunda kalmadan oyun hakkında konuşabilirler. Ve aynı zamanda da Dota 2'yi daha önce duymamış oyuncular bile "shard"ın ne olduğu ve ne işe yaradığını tahmin edebilirler.

Karakter isimlerini ve karakter gruplamalarını çevirmek genelde zorludur. Grup isimlerinin artık hedef kültürde bir karşılığı olabilir. Bu sorunun en kayda değer örneklerinden birisi büyü yapanları Türkçe'ye çevirmektir. İngilizce'de büyü yapanlar için bir çok isim var: mage, warlock, sorcerer, wizard, enchanter, conjurer... Türkçe'de bütün bu büyü yapanlar için kullanılabilecek tek bir kelime var: büyücü. Büyü merkezli bir oyunda İngilizce'den Türkçe'ye çeviri yapan bir çevirmen bir şekilde alakasız kelimeler kullanıyor olacaktır çünkü Türkçe'de yeterine alakalı karşılık yok.

Oyunlarda kültürel elementler

Tarih ve kültür içerikli olan oyunlar çok popüler. Bu tarz oyunlarda genellikle oyunun temsil ettiği kültüre bağlı kelimeler geçer. Bu kelimeleri çevirmek oyuncuların yabancı bir kültüre dalmaktan gelen tatmin duygusunu eksiltir. Total War: Shogun 2'yi ele alalım. Bu oyun 16. yüzyıl Japonya'sı hakkında, sıra ile oynanan bir strateji oyunu ve birçok Japonca kelime içeriyor. Örneğin, bazı yeteneklerin, teknolojilerin ve ünitelerin ismi Japonca. Ayrıca, ara sahneler ve karakter cümleleri dahil neredeyse bütün cümleler Japonca. Bu Japonca cümleleri çevirmek oyun oynanışını hiç etkilemediğinden bu cümleleri çevirmek sadece oyunu daha az Japonca hale getirir. Başka bir benzer örnek de Dark Souls serisindeki katana isimleri olurdu. Iaitō'yu "pratik kılıcı" olarak çevirmek her ne kadar oyuncuların onun ne olduğunu daha kolay anlamasını sağlasa da, Japon bir firma tarafından geliştirilmiş bir oyunda Japonca kelimelerin olması bence oyunu daha ilginç kılıyor.

Bazı insanlar ilgi duydukları kültürlerden oyunlar oynamayı seviyorlar. Bu olgunun en iyi örneği Japon oyunları. Japon dilini ve kültürünü seven oyuncular sadece Japon tarihi ile ilgili oyunlar oynamıyorlar; görsel roman ve dövüş oyunlarından MMORPG'lara kadar her tür oyunu oynuyorlar. Bu ilgiden dolayı, bazı Japon oyun geliştiricileri oyunların bazı kısımlarını çevirmeden bırakabiliyor ya da oyunculara çeviriyi veya orijinali görmeyi seçme şansı tanıyorlar. Örneğin, Street Fighter V size (karakter seviyesinde) bir seçim sunuyor, karakterlerin cümlelerini İngilizce'ye çevrilmiş veya Japonca halde duymak oyuncunun seçimi oluyor. Final Fantasy serisinin ve Nier: Automata'da da benzer seçimler var: İngilizce dublaj ile veya altyazılı Japonca şeklinde cümleleri duymayı seçebiliyorsunuz. Bence seçimi oyuncuya bırakmak harika bir fikir çünkü böylece hem oyundaki kültürel elementlere ilgi duyan oyuncuları hem de dublajlı içeriğin kolaylığını tercih eden oyuncuları hedefleyebilirsiniz.

Ses ve dil merkezli oyunlar

Bazı oyunları çevirmesi diğerlerine kıyasla fazlasıyla zor. Aklıma ilk gelen örnek Rhythm Heaven. Oyunu hiç kendim oynamadım ama başkalarının oynayışını izlerken çeviri sorunlarının oyunu oynamayı ne kadar zorlaştırdığını fark ettim. Rhythm Heaven, adından da tahmin edebileceğiniz üzere ritim merkezli bir oyun. Oynarken, ritmi takip etmeye ve doğru anda butona basmaya çalışıyorsunuz. İngilizce'ye çevrilmiş bir Japon oyunu. Sorun İngilizce çevirinin bazen ritmi takip etmemesi, bu da haliyle oyunu oynamayı sinir bozucu bir hale sokuyor.

Dil merkezli puzzle oyunlar da benzer zorluklar yaşatıyor. Bu türe iyi bir örnek de Baba Is You. Her ne kadar oyun başka dillere çevrilmemiş olsa da bir çevirmen olarak bu oyunu nasıl çevirirdim diye düşündüm, çevrilebileceğinden emin bile değilim. Bu oyunu açıklaması biraz zor (anlamak için oynanışını izlemenizi öneriyorum) ama özetlemek gerekirse kelimeleri yeniden dizerek oyunun kurallarını değiştiriyorsunuz. Oyunu biraz oynadıktan sonra başka dillere çevirmenin neredeyse imkansız olduğuna karar verdim çünkü bildiğim dillerin çoğunda sıfatlar tamladıkları isme göre son ek alıyor (cinsiyet belirteçleri gibi). Ve bozuk gramerli bir gramer oyunu istemeyiz değil mi?

Yerelleştirme tüyoları:

Dil ve ses merkezli oyunlarda bazı kısımları çevirmeden bırakıp gereken yerlerde açıklama eklemek bazen daha iyi olabilir. Eğer oyununuzda dil merkezli bir puzzle'ı tutmak çok da önemli değilse, puzzle'ı yerelleştirilmiş versiyonda değiştirebilirsiniz (mesela görsel merkezli bir puzzle'la). Çok daha zor bir yaklaşım olur ama hedef dilde başka bir dil merkezli puzzle bulmayı da deneyebilirsiniz. Dil merkezli puzzle'ları birebir çevirmekten kaçınmanızı öneririm çünkü bu puzzle'ların başka dillerde aynı etkiyi yaratması pek mümkün değildir.

Oyunlarda dublaj mı altyazı mı?

Oyunlarda dublaj veya altyazı seçeneğinin sunulmasından bahsetmişken hadi biraz da dublaj ile altyazının avantaj ve dezavantajlarına, çeviri yaklaşımını nasıl seçeceğinize bir bakalım. Daha önceki bir yazımda (Japonca çevirinin benzersiz zorluklarının üstesinden nasıl gelinir) dublajın genel avantaj ve dezavantajlarını ele almıştım ve hangi yaklaşımı seçeceğinizden emin değilseniz öncelikle o yazıya bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. Özetlemek gerekirse; dublaj, kaynak kültürle tanıdık olmayan, kültüre ilgi duymayan ve altyazıları okumada zorluk çeken oyuncular arasında popülerdir (örn. küçük çocuklar veya disleksisi olan insanlar), altyazı ise kaynak kültüre ilgisi olan insanlar arasında tercih edilir. Ayrıca, içeriğin türünün de hedef kitlenin çeviri yaklaşımı tercihlerine büyük etkisi vardır. Önceki yazımda da paylaştığım bir ankete göre, insanlar FPS (birinci şahıs nişancı) oyunlarının seslendirilmiş, RPG (rol yapma oyunu) oyunlarının ise altyazılı olmasını tercih ediyor. Bunlar beklenen sonuçlar. Hiçbir oyuncu aksiyonlu bir oyunda altyazı okumaya çalışırken başka bir oyuncu tarafından vurulmak istemez.

Yerelleştirme tüyoları:

Yapabiliyorsanız, kitlenize oyununuzu altyazıyla veya dublajla deneyimleme seçeneğini sunmak her zaman güzel bir fikirdir. Bu yaklaşımı tercih etmiyorsanız, oyununuzun türü ve oyuncu kitleniz hakkında düşünmeniz gerekiyor. Oyununuz, oyuncuların hızlı düşünmesini ve aksiyon almasını gerektiriyorsa (örn. FPS'ler ve MOBA'lar) altyazı okumaya zorlamak onları soğutabilir. Benzer sebeplerden, bu tarz oyunlarda çeviriyi kısa tutmak daha iyi olur. Oyuncu kitlesine baktığımızda, kitleniz altyazı okumada zorlanmaya meyilli ise veya kaynak kültüre ilgili olma ihtimali düşükse dublaj tercih edilebilir.

Video oyunu yerelleştirme süreci

Oyun sektörü hakkında bazı ilginç bilgiler edindik ve oyun yerelleştirme yaklaşımınızı seçmenize yardımcı olacak pratik ipuçları paylaştık. Şimdi, video oyunlarının yerelleştirme süreciyle tanışmanın zamanı geldi. Süreci altı adıma ayırdım. Hadi onları inceleyelim!

Oyun yerelleştirme süreçlerinin nasıl işlediğini araştırmak.

Ne yaparsanız yapın, araştırma genellikle atılacak ilk adımdır ve bu durum oyun yerelleştirmesi için de geçerlidir. Oyun yerelleştirme konusunda gerekli bilgiye sahip olmak, aşırı çeviri, zamanlama sorunları, kalite problemleri ve oyununuzu karlı olmayan dillere yerelleştirme gibi yaygın tuzaklardan kaçınmanıza yardımcı olabilir. İlk adım her zaman pazar araştırması yapmak olmalıdır.Bu oyun yerelleştirme serisinin ilk bölümü, pazar payı ve karlılıkla ilgili en önemli istatistiklerden bazılarını öğrenmenize yardımcı olabilir. Elbette, kendi araştırmanızı yapmanız ve kendi özel durumunuza daha uygun istatistiklere bakmanız her zaman harika bir fikirdir. Araştırılması faydalı olacak ikinci konu ise yerelleştirme sürecinin nasıl işlediğidir. Bu yazıyı okumanın size oyun yerelleştirmenin temellerini öğreteceğine inanıyorum, ancak daha fazla bilgi için yerelleştirme hizmeti sağlayıcılarına da danışmanızı öneririm.

Oyun yerelleştirme hizmetleri sağlayıcısı seçmek

En önemli araştırma sorularından biri elbette en iyi oyun yerelleştirme hizmetlerini seçmekle ilgili olacaktır. Sonuçta, yerelleştirme işlemini fiilen yapacak olanlar onlar. Peki, en iyi oyun yerelleştirme şirketini seçerken nelere dikkat edilmeli?

Oyun yerelleştirme konusunda deneyim

Öncelikle, oyun yerelleştirme konusunda deneyim her zaman bir avantajdır. Sık sık video oyunlarını yerelleştiren şirketler, oyun yerelleştirmenin kendine özgü zorluklarını bilir ve oyun terminolojisine aşina olan çevirmenlerle çalışma olasılıkları daha yüksektir. Deneyimli bir oyun yerelleştirme ajansıyla çalışmak, terminoloji veya oyun mekaniği hakkında fazla soru sormayacakları için iş yükünüzü azaltmanıza yardımcı olacaktır.

İletişime açıklık

En deneyimli çevirmenler bile zaman zaman anlamını bilmedikleri terimlerle karşılaşabilirler. Sorunları ve belirsizlikleri halının altına süpüren bir ajansla çalışmak istemezsiniz. Oyun yerelleştirme konusunda daha az deneyime sahip bir yerelleştirme şirketi, çevirmenlerini eğitmeye ve belirsiz metinlerde yardım istemeye istekliyse harika bir iş ortağı olabilir; ancak iletişime açık olmayan bir yerelleştirme ajansı kara kutu gibidir: Bir şeyler çok kötü gidene kadar sorunlardan haberdar olamazsınız.

game localization translation

Hızlı yanıt ve katılım

Önceki yazımda da belirttiğim gibi, oyun sektörü zamana çok duyarlı bir sektör. Trendler çok hızlı değişiyor ve oyuncuların dikkati çok kolay dağılıyor. Yeni bir trendi takip etmek veya yeni oyunların piyasaya sürülmesi sırasında oluşan "heyecanın" avantajlarından yararlanmak istiyorsanız, hızlı hareket etmeniz ve hızlı hareket eden iş ortakları bulmanız gerekir. Bir yerelleştirme ajansının temel sorularınıza ve iş taleplerinize yanıt vermesi 3 saat sürüyorsa ve işi tamamlaması günler hatta haftalar alıyorsa, fırsatı kaçırabilirsiniz. Oyun yerelleştirmesi tek seferlik bir işlem değildir: güncellemeler, Steam/Google Play/ Maçã Store sayfaları, yama notları, reklam görselleri ve en önemlisi oyunun kendisi de dahil olmak üzere birçok aşama vardır. Bu içeriğin tamamının zamanında çevrilmesi gerekecek. Bir fiyat teklifi veya bilgi talep ederken, tercüme ajansı temsilcilerinin ne kadar ilgili ve hızlı olduklarına dikkat etmenizi öneririm.

Çeviri yaklaşımınıza karar vermek

Ajansınızı seçtikten sonra, çeviri yaklaşımınıza karar verme zamanı gelir. Bu yazıda belirttiğim konuları gözden geçirmenin bu aşamada büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. Öncelikle oyununuzun türünü ve platformunu göz önünde bulundurmanız gerekecek. Oyununuzun türü, oyununuzun çekeceği kitlenin türünü belirleyecektir. Yukarıda paylaştığım istatistiklere ve ipuçlarına bakmak, oyunun tonunu, üslubunu ve ne kadarını yerelleştirmeniz gerektiğini belirlemenize yardımcı olacaktır. Ayrıca oyununuz için altyazılı mı yoksa dublajlı mı tercih edeceğinizi de seçmeniz gerekecek. Bu kararı verirken, hedef oyuncu kitlenizi, oyununuzun türünü ve yerelleştirme için ayırmaya hazır olduğunuz bütçeyi göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır. Oyununuzun yerelleştirilmiş sürümlerinde kaç tane kültürel unsuru koruyacağınız da hedef kitlenize bağlı olacaktır.

Oyununuzu ne zaman yerelleştirmelisiniz?

Oyun yerelleştirmesinde en önemli kararlardan biri, yerelleştireceğiniz tüm dilleri oyunun piyasaya sürülmesinde sunup sunmayacağınıza karar vermektir. Oyununuzu olabildiğince çok dile çevirmek daha geniş bir kitleye ulaşmanıza yardımcı olsa da, bunu yapmak her zaman mümkün veya karlı olmayabilir. İki yaklaşımın da avantaj ve dezavantajlarına bakalım.

Oyununuzu piyasaya sürmeden önce yerelleştirme

Oyunlar genellikle ilk piyasaya sürüldüklerinde daha popüler olurlar. Oyununuzu piyasaya sürmeden önce yerelleştirirseniz, "ilk heyecanın" avantajlarından yararlanabilir ve potansiyel müşterileri kaçırmazsınız. Bu serinin ilk yazısında da belirttiğim gibi, bu heyecandan faydalanmak özellikle çok oyunculu oyunlar için çok önemli çünkü olabildiğince çok çevrimiçi oyuncuya sahip olmak istiyorsunuz ve oyununuzu birçok dile çevirmek çevrimiçi oyuncu sayısını artırmanıza yardımcı olacaktır.

İsterseniz önce oyununuzu en büyük pazarlar için yerelleştirebilir, ardından oyun piyasaya sürüldükten sonra diğer dillere de yerelleştirebilirsiniz. Bazı dillerin diğerlerinden daha karlı olduğu doğru olsa da, oyununuzu piyasaya sürmeden önce daha küçük kitleler için yerelleştirmek size birçok hayran kazandırabilir çünkü daha küçük kitlelerin kendi dillerinde oyunlara erişimi daha azdır.

Elbette, oyunun piyasaya sürülmesinden önce mümkün olduğunca çok dile yerelleştirme yapmaya öncelik verdiğinizde, oyununuzun popüler olmadığı bölgeler için de yerelleştirme yapmanız gerekebilir. Bu, oyunun yerelleştirilmesi için harcadığınız tüm zaman ve çabanın boşa gittiği anlamına gelebilir. Oyunların piyasaya sürülmeden önce sürekli değiştiğini de akılda tutmak önemlidir. Oyununuzda son dakika değişiklikleri yapmak, oyununuzu birden fazla kez yerelleştirme için göndermeniz anlamına gelebilir ve bu da yerelleştirme bütçesini artırır.

Oyununuzun piyasaya sürülmesinden sonra yerelleştirilmesi

Oyununuzu piyasaya sürdükten sonra yerelleştirdiğinizde, oyununuzun hangi dillerde daha popüler olduğunu ve yerelleştirme bütçenizi hangi dillere ayırmanız gerektiğini daha iyi anlayabilirsiniz. Hangi dillerin karlı olacağı konusunda daha iyi bir fikriniz olacak, böylece risk almayacaksınız ve aldığınız bilgilere göre hareket edebileceksiniz. Oyun piyasaya sürüldükten sonra yerelleştirme yapmak, ilk aylarda oyundan elde edilen gelir sayesinde oyun yerelleştirmesi için daha yüksek bir bütçeye sahip olmak anlamına da gelebilir. Son olarak, oyun geliştirme süreci tamamlandıktan sonra video oyununuzu yerelleştirdiğinizde, içeriği birden fazla kez çeviriye göndermenize gerek kalmayacak.

Öte yandan, oyununuzu çıkış tarihinden önce yerelleştirmemek, yerelleştirme kararı aldığınız zamana kadar heyecanın azalması anlamına gelebilir. Ayrıca, yerelleştirme sırasında oyunda değişiklikler yapmanız gerekebilir. Çevrilen içerik neredeyse her zaman daha uzun olur ve yerelleştirme sürecinden önce tam olarak ne kadar uzayacağını tahmin etmek her zaman mümkün değildir. Diyelim ki biraz öngörünüz vardı ve %50'lik bir artış için pay bıraktınız. Çevirmen, 5 harfli bir kelime içeren bir düğmeyi yalnızca bir veya iki kelimeyle çevirmenin imkansız olduğunu ve en az 20 karakter gerektiğini söylediğinde ne yapacaksınız? Değişiklik yapmak her zaman mümkündür, ancak değişiklikleri uygulamaya koymak genellikle daha sonraya bırakmaktan daha kolaydır.

Lockit oluşturma

Diyelim ki araştırmanızı yaptınız ve çeviri yaklaşımınıza karar verdiniz. Harika! Şimdi, kararlarınızı iletmeniz gerekecek ve kilitler bunu yapmanın harika bir yoludur. Lockit'ler (yerelleştirme kitlerinin kısaltması), çevirmenlerin ihtiyaç duyduklarında oyununuzla ilgili bilgileri bulabilecekleri belgelerdir. Oyununuzun hikayesi, teması, karakterleri ve genel havası hakkında bilgi eklemek isteyeceksiniz. Kapsamlı bir yerelleştirme setine sahip olduğunuzda, çevirmenler gerekli tüm bilgileri tek bir yerde bulabilecekleri için size fazla soru sormak zorunda kalmazlar.

İçeriğinizin yerelleştirilmesini sağlayın.

Sonunda en önemli kısma geldik: yerelleştirmenin kendisine. Oyun yerelleştirmesini, yalnızca bir kez yapılması gereken düzenli bir iş olarak değil, devam eden bir süreç olarak görmenizi tavsiye ederim. Oyunla ilgili çevrilmesi faydalı olabilecek birçok içerik var: yardım materyalleri, reklamlar, güncellemeler, yama notları, oyun videoları ve hatta geliştirme günlükleri. Bu içeriklerin bazıları az ya da çok kritik öneme sahiptir (örneğin Google Play sayfası ve reklam görselleri) ve bunların yerelleştirilmemesi kârlılığınızı etkileyebilir. Öte yandan, yardım materyallerinin ve oyun videolarının çevrilmesi tamamen isteğe bağlıdır. Hedef kitlenizin bu tür içerikleri okumakla ilgileneceğini düşünüyorsanız ve yerelleştirme için bütçenizin daha büyük bir kısmını ayırmaya hazırsanız, bu tür içerikleri reklam gibi ele alabilirsiniz; bu, kitlenizin dikkatini çekmenize yardımcı olacaktır. Ardından, bu çevirilerin diğer pazarlama çalışmalarınıza kıyasla ne kadar yardımcı olacağını değerlendirebilirsiniz.

Oyun yerelleştirme kalite güvencesi

Bir yerelleştirme ajansı ne kadar profesyonel ve deneyimli olursa olsun, nihai çeviride bazı hatalar olacaktır. Sonuçta çevirmenler de insan. Yine de, oyuncularınızın bu çeviri hatalarını görmesini istemezsiniz çünkü bu tür hatalar oyun deneyimini etkileyebilir ve oyuncularınızın oyununuzun profesyonelce olmadığını düşünmesine neden olabilir. Yapmanız gereken şey, oyun yerelleştirme sürecinize bir kalite güvence adımı eklemektir. Yerelleştirilmiş içeriği kontrol etmenin iki yolu vardır: Ya gözden geçirenlerin son çeviriyi düz metin olarak (oyun içeriğinin dışında) okumasını sağlayabilirsiniz ya da çevrilmiş metni oyun içinde göründüğü şekilde okumalarını ve deneyimlemelerini sağlayabilirsiniz. Çeviriyi düz metin olarak okumak dilsel hataların çoğunu bulmanıza yardımcı olsa da, oyun yerelleştirmesi için yalnızca hedef metni okumak genellikle yeterli değildir. Çevirinin oyun içinde nasıl göründüğüne bakmazsanız, çevirilerin teknik olarak doğru olmasına rağmen bağlama uymadığı, çevrilmiş metnin kendisine ayrılan alana sığmadığı veya oyunun bazı özel karakterleri doğru şekilde gösteremediği durumlarda ortaya çıkan kalite sorunlarını tespit edemezsiniz. Bu sorunları, hedef dili konuşan oyun testçilerinin oyunu oynamasını sağlayarak veya oyununuzun ekran görüntülerini yerelleştirme hizmeti sağlayıcısına göndererek bulabilir ve çözebilirsiniz. Kalite güvence sürecinde ortaya çıkan sorunları düzelttikten sonra işiniz bitti! Oyununuzu farklı kitleler oynayabilir ve oyununuzun yerelleştirilmiş sürümlerinde büyük sorunlar olmadığından emin olabilirsiniz.

Oyununuzu yerelleştirmeye başlayın.

Oyun sürecinin nasıl işlediğini artık bildiğinize göre, kendi oyununuza başlamanın zamanı geldi. Oyun yerelleştirme konusunda MotaWord'ün size nasıl yardımcı olabileceğini öğrenmek için MotaWord temsilcileriyle iletişime geçin. MotaWord temsilcilerine sadece bir tık uzaktasınız: MotaWord web sitesinin sağ alt köşesindeki mavi mesaj düğmesine tıklayın ve bir temsilci birkaç dakika içinde oyun yerelleştirmesiyle ilgili sorularınızı yanıtlamaya hazır olacaktır.

Ekibimizden Ücretsiz Çeviri Danışmanlığı Alın

Bize Ulaşın

27 Haziran 2022 tarihinde yayınlandı.

Çeviri Maliyeti Hesaplayıcısı

Bu makale MotaWord Active Makine Çevirisi tarafından çevrilmiştir.

Düzeltmenlerimiz size en iyi deneyimi sunmak için şu anda bu makale üzerinde çalışıyor.

MotaWord Active hakkında daha fazla bilgi edinin.

Haber Bültenimize Abone Ol
Harika! Teşekkürler.