japanese to english translation service
Yayınlandı Mayıs 29, 2022 Güncell - eme tarihi: 1 Eki 2024

Japonca Çevirinin Eşsiz Zorluklarının Üstesinden Gelme

İçinde Bu seri için ilk blog yazımız, Japonca'nın inceliklerini ve çevirmenlerin Japonca'dan İngilizce'ye ve İngilizce'den Japonca'ya çeviride karşılaşabilecekleri yaygın sorunları inceledik. Bu blog gönderimizde ise iş Japonca çevirmenlerin kazandığı ortalama maaşları ve sunduğu iş fırsatları ile Japonca çeviri pazarını daha da derinlemesine inceleyeceğiz. Daha sonra Japoncaya ve Japoncadan çeviri yaparken makine çevirisi araçlarından nasıl faydalanabileceğinizi anlatacağız. En sonunda ise İngilizce ve Japonca arasında çeviri yaparken Google Çeviri'yi nasıl daha iyi kullanabileceğinizden bahsedeceğiz.

Japonca çeviri pazarı

Japoncadan İngilizceye de çeviri yapıyor olsanız İngilizceden Japoncaya da çeviri yapıyor olsanız, Japonca çeviri pazarının insana pek çok getirisi var. Öncelikle, Japonca'dan İngilizce'ye çeviri yapan çevirmenlerin ve çeviri bürolarının iş olanaklarını tartışalım. Sonrasında İngilizce'den Japonca'ya çeviri ile devam edebiliriz.

Bir kıyaslama ile başlayacağım. Türkiye'de içinde çalıştığım çeviri piyasasında çeviriler genelde diğer dillerden Türkçe'ye yapılıyor. Türkçe'den diğer dillere yapılan çeviriler bunlara kıyasla çok cüzi miktarda kalıyor. Bu durumun birden fazla sebebi var. İlk olarak Türkiye'deki üretim sektörü Japonya veya Almanya'nın üretim sektörü kadar büyük değil. Bu sektörle alakalı metinler çok sık çevirilmiyor. Bu metinler arasında kullanım kılavuzları, kullanıcı arayüzleri, yardım makaleleri, müşteri destek yönergeleri, eğitimle alakalı materyaller ve birçok şey yer alıyor. Elektronik eşyalar ya da tüketim malları bir ülkede üretilmediği veya sınırlı sayılarda üretilip nadiren başka pazarlara ihraç edildiğinde bu bahsettiğim materyallerin çevrilmesine çok gerek olmuyor. Çeviri işinin büyük bir kısmını oluşturan başka bir çeviri türü de medya çevirisi. Doğrusunu söylemek gerekirse Türkçe pembe dizilerin Arapça konuşulan ülkelerde ve Latin Amerika'da çok popüler olmasından dolayı Türkiye medya sektöründe o kadar da kötü bir iş çıkarmıyor. Ancak konu kültürü ihraç etmeye geldiği zaman Amerika Birleşik Devletleri kadar başarılı olmak zor. Sonuç itibari ile Türk televizyon dizileri ne kadar popüler olursa olsun medya çevirmenleri çoğunlukla İngilizce'den Türkçeye çeviri yapıyor.

Bu durum Japonyada çok farklı. Elektronik aletlerin ve tüketim mallarının büyük bir kısmını Japonya'da imal ediliyor olması, durumu Japonca teknik çeviri yapan kişilerin lehine çevirebilir (evet, tevriye kasıtlıdır). Yüksek ihtimalle çoğumuzun da bildiği gibi Japonya anime, manga, oyun ve kitaplar gibi pek çok medya içeriği de ihraç ediyor. Dediğim gibi, bu konuda ABD'yi yenmek zor olsa da, Japonca'dan İngilizce'ye tercümanlar için Türkçe, Rusça, Portekizce ve benzerlerinde çalışan tercümanlara kıyasla daha fazla iş fırsatı olması kaçınılmazdır. Japon ekonomisi hakkında daha fazla bilgi ve Japonca Çeviri Pazarı hakkında bilgi için, lütfen blog yazımızı buradan ziyaret edin.

Japonya'nın imalat ve medya sektörlerindeki başarısı özellikle anadili İngilizce olan ve Japoncaya çeviri yapan ya da yapmak isteyen kişiler için önem arz ediyor. Çeviri sektöründe çevirmenler genellikle ikinci dillerinden (hayatlarının sonraki noktalarında öğrendikleri diller) birinci dillerine (anadil ya da en çok kullandıkları dil) doğru çeviri yaparlar. Ana diliniz İngilizce ise ve Japoncayı sonradan öğrendiyseniz ne kadar iyi Japonca konuşursanız konuşun nihayetinde büyük ihtimalle çoğunlukla Japonca'dan İngilizce'ye çeviri yapıyor olacaksınız. Anadiliniz İngilizce ise ve çevirmen olmak veya çeviri repertuarınıza yeni bir dil eklemek için yabancı dil öğrenmeyi planlıyorsanız, söz konusu yabancı dilin konuşulduğu ülkelerin ne kadar maddi ve kültürel ihracat yaptığına bakmak iyi bir fikir. İş olanakları konusunda endişe duyuyorsanız Japoncanın sizin için iyi bir seçim olacağını düşünüyorum.

Ana diliniz Japonca ise İngilizce de her zaman iyi bir fikirdir. 100 bin kişiden az insanın konuştuğu nadir konuşulan bir dil konuşmadığınız sürece İngilizce çeviri işi bulmanız oldukça kolay olacaktır. Ne de olsa İngilizce konuşan ülkeler ekonomik olarak çok iyi durumdalar ve çokça mal ihracatı yapıyorlar. Yine de bir ülkenin nüfusunun ne kadarının İngilizce konuştuğunu bilmek iyi bir fikir olabilir.

Birçok Japon İngilizce konuşur mu?

Japon eğitim sistemi birçok alanda oldukça başarılı olsa da, o kadar da iyi değil. İngilizce eğitim söz konusu olduğunda . Japon okullarında İngilizce dersleri zorunlu olsa da İngilizcesi gerçekten iyi olan öğrencilerin oranı oldukça az. Çin, Kore ve Japonya kimin öğrencilerinin en iyi İngilizceye sahip olduğuna dair bir yarış içerisindeler ve Japonya geriden gelerek üçüncü sırada yer alıyor. Japonya'daki İngilizce konuşma oranı konusunda Japonca çevirmenler şanslı durumda.


Tercüme hizmetlerine mi ihtiyacınız var?
Belgenizi profesyonel bir çevirmene 12 saat içinde teslim ettirin.


Kaç kişi Japonca konuşuyor?

Dünyada 120 milyondan fazla insan Japonca konuşaabiliyor. Japonya'da yaşayan Japonca konuşan insanlar, tüm Japonca konuşan insanların %90'dan fazlasını oluşturuyor. Japonca Japonya'nın resmi dili. Bunun dışında üç farklı milletin nüfusunun ufak bir kısmı da anadil olarak Japoncayı kullanıyor.

How many people speak Japanese?

Ara dil olarak İngilizce ile nasıl çeviri yapılır?

Japonca çeviri piyasasındaki tüm bu fırsatlardan bahsettikten sonra bir tanesi var ki onu görmezden gelmek olmaz: İngilizceyi ara dil olarak kullanmak. Çeviride ara dil, kaynak ve hedef dilleriniz arasında üçüncü bir dil daha kullanmak anlamına gelir. Mesela A dilinden B diline çeviri yapmayı planlıyorsunuz ama A dilinden B diline çeviri yapan bir çevirmen bulamadınız. Bunun yerine iki çevirmenle çalışabilirsiniz. Bu durumunda metninizi ara dil olarak kullanacağınız C diline çevirttirmiş ve B diline çevrilmiş hedef metni bu şekilde elde etmiş olursunuz. Elinizdeki Japonca metni Çince veya Almanca gibi yaygın bir dile çevirttirmeniz gerekiyorsa bu dil çiftlerinde çalışan çevirmenler bulmak zor olmayacaktır. Fakat iş daha az kişi tarafından kullanılan dillere geldiğinde yüksek ihtimalle metni ilk önce İngilizceye çevirttirmek zorunda kalacaksınız. Yani, Japoncadan İngilizceye çalışan bir çevirmen olarak hedef kitlesi İngilizce konuşan insanlar olmayan metinler çevirmek durumunda kalabilirsiniz.

Japonca'dan İngilizce'ye çevirmenler ne kadar kazanıyor?

Bir Japonca çevirmenin ABD bölgesindeki tahmini yıllık ücreti toplam 78.950$. Yıllık ortalama maaşı ise 48.427$. Bir Japonca çevirmenin yaklaşık yıllık ücreti toplam 78.950$. Yıllık ortalama maaşı ise 48.427$. Bu tahminler Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Japon çevirmenlere dayanıyor. Japonca'dan İngilizce'ye çevirmenlerin maaşları, Fransızca, Almanca ve İspanyolca gibi diğer dillerde çalışan çevirmenlerle karşılaştırılabilir düzeydedir. Glassdoor'a göre . Çalıştığınız dilin konuşulduğu ülkelerdeki asgari ve ortalama ücretlerin ne kadar olduğunu kontrol etmek de bence iyi bir fikir. Tercüme büroları ve müşteriler, ana dilini konuşan kişilerin sadece ana dili yönünde çeviri yapmasını tercih ettiği doğru olsa da masrafları yüksek oranda düşürecekse başka çevirmenleri de seçebilirler. Bir çevirmen olarak sizin dil çiftinizi konuşan çevirmenlerle rekabet edeceksiniz. OECD'ye göre, Japonya'da ortalama yıllık ücret 38.515 USD'dir. , Japonya'yı İsrail ile İspanya arasına sokar. Rekabet konusunda endişeleniyorsanız Japonca güvenli bir seçim olur.

Japonca çeviriye derinlemesine bakış

Dilbilimsel zorlukları ve finansal endişeleri geride bıraktığımıza göre Japonca çevirinin eğlenceli kısmına odaklanabiliriz, yani Japonca çeviriyi neyin benzersiz ve ilginç yaptığına. Fanatik bir Japonca çeviri tüketicisi olarak bu konuda kelam etmemin Japonca çevirinin teknik kısmına nazaran daha kolay olacağını düşünüyorum. Öncelikle Japon medyasını diğer dillere çevirecekseniz, göreceksiniz ki hedef kitleniz Japon kültürüne oldukça eğilimli. Örnek vermemiz gerekirse, başlıca Amerika'daki televizyon programlarını izleyen insanların bunları izlemesinin sebebi bu dizilere erişimin büyük ölçüde kolay olması ve popüler olmaları. Yüksek ihtimalle bu kitle Amerika mutfağıyla, Amerika tarihiyle hatta İngilizce diliyle bile özellikle ilgilenmiyorlar. Diğer tarafta ise Japon televizyon programları izleyen kitle bunların hepsine ilgili. Anime izleyen insanlar manga okuyor olabilir, Japon video oyunu oynayan insanlar Japon tarihine ilgili olabilir ya da Japon romanları okuyan insanlar geleneksel Japon zanaatleri yapmayı deneyebilir. Çocuklara yönelik bir medya çevirmiyorsanız karşınızda Japon kültürü hakkında bilgi sahibi bir kitle bulacaksınız.

Japon kültürüne ilgi

Hedef kitlenizin Japon kültürü hakkında bilgi sahibi olmasının hem avantajları hem de dezavantajları bulunuyor. Her şeyden önce sizin bir çevirmen olarak bir dereceye kadar özgürlüğünüzü kısıtlar. Medya çevirisinde pek çok çevirmen, çeviri stratejisi olarak tercihini yerlileştirmeden yana kullanır. Yabancılaştırmanın tersi olarak çeviride yerlileştirme, hedef metnin hedef kültüre göre şekillendirilmesidir. Bu strateji gereğince bazı kültürel referanslar çıkartılabilir veya değiştirilebilir. Şu var ki kitleniz Japon kültürüne ilgile ise orijinal metinde değişiklikler yaptığınızı anlayacaktır. Mesela, Lehçe bir filmi çevirirken piruhi yemeğini mantı diye çevirirseniz yüksek ihtimalle kimse fark etmez bile. Yine de, Pokémon'dan Brock, bir tabak onigiri tutarken donutlardan bahsettiğinde , izleyiciler büyük olasılıkla çevirmenin çeviri sırasında bazı özgürlükler kullandığını anlayacaktır. Gerçi bu durumda hayatlarının herhangi bir noktasında donut görmüş olan herkes "Bir dakika, o elindekiler donut değil ki?" diyebilir ama konumuz bu değil.

Çeviride kültürel referanslara yer vermek her ne kadar önemli olsa da her şeyin fazlası zarar dememiz gereken bir radde de bulunuyor elbette. Kitlenizin çevirinizi anlamak için bir Vikipedi sayfasına veya Japonca sözlüğe bakması gerekecekse o çeviriyi okuyacak insan sayısı çok az olacaktır. Karşınızdaki kitle sizi anlayacak olsa bile İngilizce eşdeğerleri dururken tüm o Japonca sözcükleri öylece bırakmanızı tuhaf karşılayacaklardır. Bir oyun yerelleştirdiğinizi ve saygı ifade eden tüm hitapları Japonca bıraktığınızı düşünelim. Tüm bu Japonca kelimelerin çevirinize, karşınızdaki kitleye yerelleştirilmiş Japonca bir oyunu oynadıklarını hatırlatmaktan başka bir katkısı olacak mı? Eninde sonunda kültürel ögeleri çevirmek, tamamen dengelemekle alakalı oluyor. Eğer çok fazla değişiklik yaparsanız, kaynak kültürü silmeye çalışıyor gibi görüneceksiniz. Tutulması gerekenden fazlasını tutarsanız da hedef kitle, çeviriyi anlamakta zorlanacak ve sizin de Japon kültürüne biraz fazla ilgili olduğunuzu düşünecektir.

Sub vs. dub tartışması

Geçen yaz çocukluk anılarımı hatırlıyordum ve kendi kendime dedim ki: Neden Sailor Moon'u tekrar izlemiyorum? O anime hakkında aklımda kalan tek şey çocukken o çizgi filmin ne kadar delisi olduğum ve sihirli kızlara dönüşmek için far paletine benzer bir şey kullandıklarıydı. Ayrıca geçen yaz yeni bir de hobi edinmiştim: dikiş dikmek. Sailor Moon'un dublajlı versiyonunu izlersem, kıyafet dikerken konuyu takip edebilirim diye düşünmüştüm. Biraz Japonca konuşabildiğim için genelde animelerin altyazılı versiyonlarını izlerim ama bir şans vermek istedim. Sailor Moon'un İngilizce dublajıyla ilgili kötü duyumlar almıştım. İngilizce çeviri ekibi, Amerikalı kitleyi gocundurmak istememişler ve bu sebepten dolayı uygunsuz olduğunu düşündükleri bir sürü şeyi çıkarmışlar. 90'lar Amerika Birleşik Devletleri için bu, eşcinsel çiftleri heteroseksüel çiftlere dönüştürmek anlamına geliyordu. O zamanlar bile eşcinsel çiftleri çıkarmak büyük ihtimalle o kadar mantıklı değildi. Çünkü bu silinen şey, çiftlerden bir tanesinin birbirleriyle çıkan kuzenler gibi görünmesine ve eşcinsel kötü karakterlerden bir tanesinin karşı cinsin kıyafetlerini giyen bir kadın gibi durmasına sebep oluyordu.

Burada size uç bir örnek vermiş olabilirim fakat yine de dublajlı filmlerin çevirilerinin altyazılı filmlere nazaran kaynak metne çok daha az bağlı kaldıkları bir gerçek. Her şeyden önce, altyazılı içerikte yapılan değişiklikler çok daha görünür haldedir. Bu durum özellikle kaynak içeriğin İngilizce gibi geniş kitlelerce bilinen bir dilde yazıldığı çeviriler için geçerli. Bugünlerde, kendilerini İngilizce rahat ifade edemeyen ve İngilizce öğrenmeye pek ilgisi olmayan insanlar bile bu dilin basit kelimelerini anlayabiliyor. Bu durum, yabancı dil eğitimi iyi olmayan ülkeler için bile geçerli. İngilizce o kadar her zaman her yerde olan bir dil ki, bir sebepten dolayı aktif olarak İngilizce öğrenmekten kaçınmaya çalışsanız bile oradan buradan rastgele kelimeler öğreneceksiniz. Yani örneğin İngilizceden Japoncaya altyazı çevirisi yapıyorsanız, kitleniz büyük ihtimalle içeriğin bir kısmını anlayacaktır ve geri kalanını anlamak için çevirinize güvenecektir. Bu yüzdendir ki kaynak metinden uzaklaşacak olursanız insanlar bunu fark eder. Çeviri konusunda tecrübesi olmayan insanlar kaynak içeriğe sadık kalmamaya karar verme sebeplerinizi yüksek ihtimalle anlamayacaklardır. Çevirinizin "yanlış" veya "kötü" olduğundan yakınabilir ve hatta İngilizcenizin iyi olmadığını bile ima edebilirler. Sonuç olarak isteyerek de olsa başka bir şekilde de olsa altyazı çevirmenleri, kaynak içeriği çok fazla değiştirmekten kaçınırlar. Dublajlı içerik üzerinde çalışan çevirmenlerin bu kitleyi o kadar önemsemesine gerek yoktur çünkü karşılarındaki kitlenin özellikle bu işin meraklısı olduğu için filmin senaryosunu bir yerlerden bulup okumakla uğraşmadığı sürece esas metne erişimi olmayacaktır.

Dublajlı içerik çevirmenlerinin esas metne daha az sadık kalmasının bir başka sebebi de dublajın getirdiği kısıtlamalardır. Okumak, konuşmaktan her zaman daha hızlı gerçekleşir. Bu yüzden dublaj çevirmenleri, hedef metni altyazıya kıyasla epeyce kısa tutmaya çalışırlar. Ayrıca daha doğal ve hatasız bir sonuç yaratmaya çalışıyorsanız dudak hareketlerine dikkat etmek iyi bir fikir olabilir. Örneğin bir karakter, karakterin dudaklarının durmasına rağmen konuşmaya devam ediyorsa ilüzyonu ortaya çıkartabilir hatta izleyiciyi şaşırtabilir. Dublaj yaparken esas metin üzerinde büyük değişiklikler yapmanız gerekse dahi karakterler rahat bir tempoda konuşur ve dudak hareketleri konuşulan kelimelerle uyum içinde olursa izleyici kitlesi çok daha iyi bir deneyim yaşayacaktır.

Altyazının ve dublajın her ikisinin de artıları ve eksileri vardır. Birinin diğerinden iyi olduğunu söylemenin adil olacağını düşünmüyorum. Hedef kitleleri farklıdır. Örnek vermem gerekirse, çocuklar ve görme sıkıntısı çeken insanlar ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar altyazılı programlardan zevk alamayacaktır. Disleksisi olan veya okumakta güçlük çeken insanlar için altyazı takip etmeye çalışmak yorucudur ve altyazılı içeriklerinden mümkün oldukça kaçınmaya çalışırlar. Örneğin, üniversitede Japonca dersi almış ve disleksisi olan bir arkadaşım var. Bana, dört sene boyunca Japonca dersi görmesine rağmen hiç anime izlemediğini çünkü altyazılara yetişmekte sıkıntı çektiğini söyledi. Okumakta güçlük çekiyor olmasanız bile altyazılı içerik tüketmeye karar vermeniz halinde izlediğiniz içeriğe ister istemez daha fazla dikkat etmeniz gerekir. İnsan bazen bunu yapmak istemez. Bazen arkadaşlarınızla konuşurken veya ev işi yaparken bir şeyler izlemek istersiniz mesela. Ben her ne kadar Japonca içeriklerin altyazılı versiyonlarını izlemeyi tercih ediyor olsam da bunu yaparken bir yandan da dikiş dikmeye kalksam yüksek ihtimalle parmağımı delik deşik ederdim.

Diğer taraftan, altyazılı içeriklerin kaynak kültüre ilgisi olan insanlar için daha iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Dublaj çevirisi altyazıya nazaran neredeyse her zaman daha yerlileştirilmiş bir hale gelir ve bazı kültürel ögeler kaybolur. Altyazı mı dublaj mı çekişmesinin anime kültüründe bu kadar yaygın olmasının sebebi bence animenin hedefinin iki farklı kitle olmasından kaynaklanıyor: genç çocuklar ve Japon kültürüne ilgi duyan yetişkinler. Çocuklar yetişkinler kadar hızlı okuyamadıkları ve dikkat süreleri yetişkinlere nazaran çok daha kısa olduğu için pek çok kişi dublajlı animeler izleyerek büyür. Büyüyüp daha kolay okuyacak hale gelince ise altyazılı içeriği izlemeye ve Japon kültürüne ait referansları kaçırdıklarını fark etmeye başlar. Ayrıca çocuklar Japon kültürüne ilgili oldukları için anime izlemez. Onlar için animenin diğer çizgi filmlerden farkı yoktur. Mesela benim jenerasyonum Dragon Ball ve Sailor Moon izleyerek büyüdü. Şimdi ise onlara dönüp baktığımda Japon kültürü umurlarında bile değil. Sonradan anime izlemeye devam edenler altyazılı izliyor.

Daha önce de belirttiğim gibi, Japonca içerik için altyazının mı dublajın mı daha iyi olduğu izleyici kitlesine bağlı. Ancak içeriğin ne olduğu da bu tartışmada rol oynuyor. Örnek olarak şuna bir göz atalım İngilizceden Japoncaya çevrilen oyunlar hakkında bu anket . Araştırmacılar, video oyunu oynayan Japon'lara oyunları altyazılı mı dublajlı mı oynamayı tercih ettiklerini sordu. Verilen cevaplar, sorulan oyunun türüne göre fazlasıyla değişiklik gösterdi. Örneğin, altyazıyı tercih eden katılımcıların oranı birinci şahıs nişancı oyunlarında %32 iken bu oran rol yapma oyunları sorulduğunda %54'e çıktı. Bu sonuç bir sürpriz değil tabii. Birinci şahıs nişancı oyunları oynarken hızlı hareket etmeli ve tetikte olmanız gerekiyor. Diyalogları anlamaya çalışırsanız ve ekranın spesifik bir kısmına bakarsanız daha fazla zaman harcama ihtiyacınız olacağınızdan düşmanınız bu dikkatinizin dağılması durumunu kendi lehine kullanarak gelip size sıkabilir. Öte yandan, insanlar rol yapma oyunlarını oyunun ana hikayesi için oynarlar. Büyük ihtimalle oyunun dublajlı versiyonundan kaynaklanabilecek içeriğin bir kısmını kaçırmak istemezler. Aynı şekilde, Sailor Moon'un dublajlı versiyonunu tercih etmemin bir sebebi de küçük çocuklara hitap eden kaygısız bir anime olmasıydı. Daha ciddi bir anime olsaydı veya diziden keyif almak için kültürel referansları anlamak önemli olsaydı altyazılı versiyonunu izlerdim.

Img

Kültürel duyarlılık

Çevirmenler olarak ilgimizi çeken kültürlerin dillerini öğrenme eğilimi gösteriyoruz. Bunun bir sonucu olarak da bazen, esas içeriği elimizden geldiğince az değiştirmeye veya kaynak kültürü en saf haliyle resmetmeye çalışıyoruz. Fakat bu çoğu zaman mümkün olmuyor. Çeviri yaparken hedef kültürün normlarına dikkat etmeniz gerekiyor. Her şeyden önce, her ne kadar çeviri sürecinde özgür olduğumuz bir alan bulunsa da günün sonunda bize bunun için para veren müşterilere profesyonel çeviri hizmeti sunuyoruz. Mesela çevirdiğimiz kitap edebi bir şaheser bile olsa yayın evi bazı insanları gücendireceği için çeviriyi yayımlamanın kötü bir fikir olduğuna karar verirse iyi özelliklerinin hiçbir önemi kalmayacaktır. Bugün kulağa şapşalca geliyor olsa da Sailor Moon'dan bazı içerikleri çıkarmak o zaman doğru bir karar gibi görünmüş olabilir. Bunun adı sansürden başka bir şey değil tabii, ama diziyi yayımlayan insanların muhafazakar anne babaların onları her gün arayıp diziyi şikayet etmelerini veya diziyi FCC'e (Federal İletişim Kurulu) şikayet etmelerini istememiş olabilirler.

Bazen yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için içeriğin değiştirilmesi gerekebilir. Mesela, bazı dillerde küfür ifadeleri diğerlerine nazaran daha yaygın kullanılır. Haydi Japonca ve İngilizceye bakalım. Konu kaba üslup kullanmaya gelince bu iki dilin arasında dağlar kadar fark var. Japoncada çok az küfür var ve bu küfürler diğer dillerdeki küfürlerin yanında oldukça usturuplu kalıyor. İngilizcede ise kaba kelime ve ifadelerin kullanımı oldukça yaygındır ve her zaman da hakaret amacıyla kullanılmaz. Mesela F ile başlayan malum kelimeyi o anda konuştuğunuz konuyu vurgulamak için kullanabilirsiniz ve hiç kimse sizin kabalaştığınızı veya bahsettiğiniz konuya hakaret etmeye çalıştığınızı düşünmez. Küfür ederek en yakın arkadaşlarınıza sevginizi bile ifade edebilirsiniz. Bu durumda, İngilizceden Japoncaya çeviri yapan bir çevirmen esas içeriği sansürlüyor sayılmaz. İngilizcedeki küfürler Japoncadaki eşdeğerleri kullanılarak çevrilecek olursa Japon kitle durumu yanlış yorumlayacaktır. İngilizce konuşan kitlelere yönelik filmlerde kullanılan küfürler, genelde karakterin bunları kullanarak umursamaz ve şakacı olduğunu göstermek için eklenir. Kaynak kültürle tanışıklığı olmayan bir Japon bu bağlantıyı kuramayabilir. Büyük ihtimalle söz konusu karakterin kızgın ya da kaba biri olduğunu düşünürler. Çeviri yaparken yaratılmak istenen etkiyi ve orijinal içeriğin amacını akılda tutmak her zaman önemlidir. Bu senaryoda en iyi yaklaşım yaratılmak istenen etkiyi bulmak (örneğin karakteri umursamaz olarak göstermek) ve bu bilgiyi Japon kitlesine kaba bir dil kullanmadan iletmek olur.

Özellikle edebi olmayan metinler çeviriyorsanız hedef topluluğun, neyin kabul edilebilir olduğunu düşündüğünü bilmek iyi bir fikir olabilir. Elbette bu her zaman kaynak metinde verilmek istenen mesajı değiştirmemiz veya fazla muhafazakar çeviriler ortaya koymamız gerektiği anlamına gelmiyor. Fakat üslubu yumuşatmak veya kelimelerimizi daha dikkatli seçmek durumunda kalabiliriz. Japon toplumu kimi bölgelerde hiyerarşik, resmi ve biraz da muhafazakar bir yapıya daha yatkındır. Bu yüzden İngilizceden Japoncaya çeviri yapan çevirmenlerin metnin kulağa kaba veya saygısızca gelmemesi için İngilizce metnin üslubunu ayarlaması gerekebilir. Metnin tartışmalı bir konusu varsa belirli belirsiz bir dil kullanmayı da tercih edebiliriz. Bu sadece çeviri yaparken değil içerik yazarken de çok yaygın kullanılan bir uygulamadır. Çok uzağa gitmemize gerek yok. COVID-19 pandemisi hakkında yazılan bütün makaleleri düşünelim. COVID-19 günlük düzenimizi bozan, dünyanın dört bir yanında kıtlıklara, bir sürü işletmenin batmasına ve hepsinden önemlisi pek çok insanın ölmesine sebep olan ciddi bir meseleydi, hala öyle. Fakat pandeminin kendisini yaşamamış ve sadece bloglardan, haber metinlerinden veya reklamlardan bilgi alıyor olsaydınız bu meselenin ciddiyetini kavrayamazdınız. "Eşi benzeri görülmemiş bir zaman" "içinde bulunduğumuz zor durum", "yeni normal" veya "ön saflardaki kahraman sağlık çalışanları" gibi muhabbetler dönüp duruyor sürekli. Düşününce tüm bu ifadeler oldukça soyut ve pek de fazla şey ifade etmiyor. Bence tüm bunlar bilerek yapılıyor. Bu sayede şirketler hem zor durumdaki insanlarla empati yapıyormuş gibi görünebiliyor hem de diğerlerinin durumu fazla abarttığını düşünen kişileri dışlamamış oluyor.

Edebi eserler bazen dönemin normlarını değiştirmek veya sorgulamak için yazılmış olur. Bu yüzden edebiyat çevirisinde çevirmenlerin daha geniş bir hareket alanı vardır. Fakat, kendimizi sansürlemek zorunda olmasak da içeriğin anlaşılması gerektiği gibi anlaşıldığından emin olmak zorundayız. Hedef kitlenin çevrilmiş içeriği nasıl yorumlayacağını doğru biçimde tahmin edebilmesi için çevirmen hedef kültüre aşina olmalıdır. Mesela, Japonya'da büyümüş ve şu anda da orada yaşayan Japonca bir çevirmen yüksek ihtimalle ortalama bir Japon'un neleri kabul edilemez veya kaba bulacağı ve çevirinin hangi kısımlarını yanlış anlayabileceği hakkında epeyce bir fikir sahibi olacaktır. Her zaman ana dilinize çeviri yapmanın iyi bir fikir olmasının sebeplerinden biri de bu: Bizimle aynı kültürün içinde büyümüş insanların belli şeylere nasıl tepki vereceğini öngörmek bizim için daha kolaydır. Kültürel hassasiyet konusunda çeviri büroları ve müşteriler için hedef kültüre aşina olan çevirmenleri tercih etmek daha iyidir. Tabii, sizi Japonların çoğuna nazaran daha iyi anlaması için ana dili İngilizce olan birini veya işyerinize yakın oturan üçüncü nesil bir göçmeni tercih etmek kulağa mantıklı geliyor olabilir. Fakat, özellikle elinizde tartışmaya açık veya anlaması zor bir malzeme varsa Japonya'da yaşayan ve ana dili Japonca olan çevirmenleri tercih etmek daha güvenli olacaktır.

Japonca'ya ve Japonca'dan çeviri yapmak için makine çevirisi araçlarını kullanma

Google Translate Japonca'da neden bu kadar kötü?

Google Çeviri veya başka herhangi bir makine çeviri aracı konu Japonca olunca çok kötü. Özellikle İngilizceden Japoncaya çeviri yaparken. Bunun sebebi İngilizcenin ve Japoncanın farklı dil ailelerinden gelmesinden kaynaklanıyor. İkinci sebebi ise Japonca dilbilgisinin İngilizce dilbilgisinden çok farklı olması. Buna ilaveten Japonca oldukça bağlamsal bir dil. Bu yüzden ortaya çıkan sonuç çeviriler doğal olmayabiliyor veya bir anlam ifade etmiyor. Son olarak Google Çeviri genelde İngilizce kelimeleri, anlamı tam olarak veren Japonca eşdeğerleri olsa dahi başka alfabeye çeviriyor. Haydi bu sebeplere daha derinlemesine bakalım, makine çevirisi araçları kullanarak İngilizceden Japoncaya çeviri yapmanın neden zor olacağını açıklayalım ve Google Çeviri ile Japoncaya çeviri yaparken işe yarayabilecek anlık çözümleri inceleyelim.

accurate translate japanese to english

İngilizce ve Japonca farklı dil ailelerindendir.

Makine çevirisi, cümle yapıları benzer olan Almanca ve İngilizce gibi dillerde genelde daha iyi çalışıyor. Google Çeviri sizin dil çiftiniz ne olursa olsun İngilizceyi ara dil olarak kullanıyor. Bu yüzden genel kurala göre İngilizce, Almanca, Fransızca veya İspanyolca gibi Hint Avrupa ailesine mensup dillerde daha iyi çeviriler yapıyor. Doğruluğu, farklı dil ailelerinden olan diller için daha düşük olur. Bu şu demek oluyor ki Google Çeviri Çince, Fince, Korece ve Japonca gibi diller arasında çeviri yaptığı zaman doğruluk oranı azalıyor. Dahası da, konu ''insan dokunuşu'' ihtiyacı olan pazarlama kopyaları ve edebi eserler gibi metinlere gelindiği zaman Google Çeviri işe yaramaz. Bu konularda çeviri yapma ihtiyacı olan birine çeviri araçları kullanılması önerilmez.

Çeviri piyasasında çalışıyorsanız eğer, makine çevirisinin zaman geçtikçe daha iyiye gittiğini fark etmek çok da zor olmaz. Makine çeviri araçlarının birçoğu kullanışsız olsa da bazıları o kadar iyi ki üstünde çalıştığım cümlelerin yarısını olduğu gibi bırakıyorum. Makine çevirisinin ne kadar ileri düzeyde olduğunu görmek çevirmenler için hem heyecan verici hem de korkutucu bir şey olsa da çevirilerin kalitesinin dil çiftine ve içeriğine göre değişiklik gösterdiğini unutmamamız gerek. Örneğin Google Çeviri'yi Almancadan İngilizceye veya İngilizceden Almancaya teknik bir metin çevirmek için kullanıyorsanız ve çevirdiğiniz metnin anlaşılması özellikle güç değil ise oldukça işe yarar bir çeviri alırsınız.

Japonca dilbilgisi çok farklı

İngilizce ve Japonca dilleri arasındaki farkları, bu farklılıkların sebep olduğu sorunları ve Japonca çevirmenlerin bu sorunların üstesinden nasıl gelebileceğini zaten konuşmuştuk. Önerdiğim çözümlerin çoğu cümleyi kelimesi kelimesine çevirmek yerine kendi kelimelerinizle yeniden yazmak, cümle yapısından ziyade mesajın kendisine odaklanmak ve cümleyi Japon dili ve kültürüne daha iyi uyacak şekilde değiştirmek üzerineydi. Bu çözümler profesyonel çevirmenler tarafından kolaylıkla uygulanabilir olsa da aynı şey makine çevirisi araçları için geçerli değil. Çünkü çevirdikleri metni anlamıyorlar. Bu araçlar daha önceden çevrilmiş, onlara insanlar tarafından sağlanan metinleri inceliyor ve bu veriyi o anki çevirinin nasıl olması gerektiğini tahmin etmek için kullanıyor. Bu araçlar önceden yapılmış ve o anda çevirmeleri gereken metne yakın bir çeviri bulursa eski çevirinin üzerinde ufak değişiklikler yapıyor. Böylece doğru ve doğal, yeni bir çeviri ortaya koyabiliyor. Fakat, konuyla alakalı yeterli veri bulamazsa cümleyi kelimesi kelimesine çeviriyor. Makine çevirisi araçları şu anda bağlamı insan çevirmenler gibi anlayamıyor. Bu yüzden cümle yapısının hedef dilde mantıklı bir ifade oluşturmak için büyük bir değişikliğe uğratılması gereken durumlarda pek doğru çeviri yapamıyor.

Japonca çok bağlamsal bir dildir

Daha önce de söylediğim gibi Japonlar cümlenin nesnesi veya bahsettikleri kişinin cinsiyeti gibi önemli bilgileri atlamaya meyilli. Dahası; kulağa kibar gelmek için bazen oldukça dolaylı konuştukları oluyor. Japon kültürü hakkında bilgi sahibi olan ve Japonca konuşabilen bir kişi bu tarz Japonca cümleleri anlamak konusunda pek sıkıntı çekmez. Fakat, yapay zeka her ne kadar gelişmeye devam ediyor olsa da bağlama dair ipuçlarını takip etmek ve konuşmacının amacını sezinlemek konusunda hala pek iyi durumda değil. Bağlam hakkında gerekli ipuçlarının ortada olmadığı durumda insan çevirmenler kaynak metnin doğru eşdeğerlikte bir çeviri ortaya koymak için fazlasıyla muğlak kaldığını fark edecek ve müşteriden daha fazla bilgi sağlamasını rica edecektir. Öte yandan Google Çeviri verilen metnin anlamı hakkında bilgiye dayalı bir tahmin yapmakla yetinecektir. Kaynak metnin anlaşılması güç veya anlamı çok net değilse günün sonunda elde edilen çevirinin yanlış olma ihtimali yüksektir.

Japoncadan İngilizceye çeviri kulağa çok doğal gelmiyor

Elbette Google Çeviri Japoncadan İngilizceye çeviri yaparken her zaman doğru çevirmiyor. Mesela bir arkadaşım, Japonca bir işi son teslim tarihine yetiştirmeye çalıştığını fakat Japonca çalışan iş arkadaşlarına ulaşamadığını söylemişti. Kısa bir cümleyi Japoncaya çevirmek için Google Çeviri kullanmıştı ve çevirinin doğru olup olmadığını kontrol etmemi istedi. Araç, ''oyun oynamak'' fiilini ''enstrüman çalmak'' olarak çevirmişti ve doğru değildi.

Elbette birden fazla anlamı olan bir kelime için yanlış karşılığı kullanmak dil çifti fark etmeksizin makine çeviri araçlarının sıkça yaptığı bir hata. Google Çeviri'deki Japoncadan İngilizceye çevirinin en büyük problemi doğruluktan ziyade sonuçlanan çevirinin anlaşılması zor olması ve kulağa doğal gelmemesi. Japonca cümlelerdeki dolaylılık ve kibarlık, doğrudan İngilizceye çevrildiğinde sanki okuyucuyun bile bile kafasını karıştırmaya çalışıyormuşsun ya da cümlenin gerçek anlamını örtmeye çalışıyormuşsun hissi veriyor. Profesyonel bir işte Japoncadan İngilizceye makine çevirisi kullanılacaksa, makine çevirisi sonrası düzeltme şart. Dilbilimcilerin makine çevirilerini kontrol etmeleri her zaman iyi bir fikir olsa da, içerik basitse ve benzer dillerle çalışıyorsanız üstünde değişiklik yapılmamış makine çevirilerini kullanmak yanınıza kar kalabileceğini düşünüyorum. Ancak konu Japoncadan İngilizceye çeviri olduğu zaman, makine tarafından çevrilmiş içeriklerin müşteriye dönük bir profesyonel tarafından kontrol edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Google Translate çok fazla İngilizce kelime kullanıyor

Japoncada, İngilizceden gelen bir sürü kelime olduğu gerçeği doğru olsa da bunlar Google Çeviri'nin sandığı kadar yaygın değil. İlk Japonca öğrenmeye başladığım zamanlarda Google Çeviri'yi Japonca ödevlerime yardımcı olması için kullanmayı denedim. Sonra fark ettim ki bu kelimelerin mükemmel Japonca karşılıkları olmasına rağmen İngilizce kelimeleri sıkça karakter karakter çeviriyordu. Bu konuda Google Çeviri'yi suçlayabileceğimi sanmıyorum çünkü ben de Japonca kelimeleri hatırlayamadığım zaman İngilizce kelimeleri karakter karakter çeviriyorum ve bu da oldukça basit bir teknik. Dürüst olmam gerekirse Japoncaya çeviride Google Çeviri şu an çok daha iyi ve daha az İngilizce kelime kullanıyor. Zaman geçtikçe gelişeceğini düşünüyorum ancak ben profesyonel Japonca çeviriye ihtiyaç duyduğumda makine çevirisine güvenmek konusunda hala rahat değilim.

İngilizce ve Japonca arasında çeviri yaparken Google Translate nasıl daha iyi kullanılır?

Google Çeviri'nin eksiklikleri olsa da kısıtlamalarını farkındaysanız ve nasıl kullanacağınızı biliyorsanız çok işlevsel bir araç olabilir. Tabii İngilizce ve Japonca dilleri arasında çeviri, diğer dillerle kıyaslandığında ne kadar sönük kalsa da Japonca metinleri çevirirken kesinlikle size Google Çeviri'yi kullanmamanız gerektiğini söylemeyeceğim. Ancak bazı püf noktalarını bilirseniz makine çevirisinin düştüğü tuzaklardan kaçınabilir ve daha doğru sonuçlara ulaşabilirsiniz. Google Çeviri ya da başka makine çeviri araçlarını daha iyi kullanabilmeniz için birkaç ipucu:

Sadece kişisel kullanım için kullanın

Konu Japonca çeviri olunca Google Çeviri'nin profesyonel kullanım için yeterince iyi olduğunu düşünmüyorum. Profesyonel bağlamda makine çevirisi Japonca içerik kullanmanız sizi amatör veya kaba gösterebilir ya da kitleniz sizi bazen anlamayabilir. Ancak Japon bir arkadaşınızla konuşurken veya Japonya'da bir yemek siparişi verirken Google Çeviri kullanacaksanız çok problem yaşayacağınızı sanmıyorum. Bugünlerde birçok insan makine çevirisini iyi biliyor. Yanlış bir şey söylediğiniz zaman insanlar sizin kaba olmak istemediğinizi anlarlar. Sizi anlamamış olsalar bile sizi daha iyi anlamak için size sorular sorabilirler. Biraz zaman alsa da sabrederseniz anlatmaya çalıştığınızı anlatabileceğinizi düşünüyorum.

Açık anlamlarla basit cümleler kullanın

Kaynak metni kendiniz için yazıyorsanız çeviri kalitesini artırmak için basit, kısa cümleler ve sıkça kullanılan söylemleri tercih edebilirsiniz. Makine çevirisi bir çeviri önermek için daha önceden çevrilmiş metinlere bel bağladığı için sıkça kullanılan söylemleri kullanmak, aracın size çevirmenler tarafından çevrilmiş benzer bir cümle bulma şansını oldukça artırır. Google Çeviri deyimleri fark etme ve onlara uyan karşılıklarını bulmada gelişiyor olsa da, Google Çeviri'yi kullanırken çok fazla deyim kullanmaktan kaçınmak iyi bir fikirdir. Çünkü bazen Google Çeviri bu deyimleri olduğu gibi çeviriyor.

Geri çeviri

Zaten çevrilmiş bir metni orijinal diline çevirmeye geri çeviri denir. Normalde çevirmenlerin yaptığı çevirilerdeki hataları ve anlam bulanıklıklarını bulmak için yapılır. Bu süreç çok zaman ve yatırım aldığı için çok sık yapılmaz. Ancak zaten çevrilmiş bir metni Google Çeviri'de tekrar çevirirseniz maksimum birkaç saniye sürecektir. Örneğin, Google Çeviri'yi İngilizce bir metni Japoncaya çevirmek için kullanıyorsanız ve Japonca bilmiyorsanız ortaya çıkan Japonca sonuç çeviriyi Google Çeviri'ye kopyala yapıştır yapabilirsiniz. Yaptığınız geri çeviri ve orijinal İngilizce metin büyük ihtimalle %100 aynı olmayacaktır ve bu beklenmedik birr şey değil. Yine de anlamı tamamen farklı ise Japonca çevirinin pek doğru olmadığını anlayacaksınız. Öyle bir durumda doğru bir çeviriye ulaşana kadar kaynak metinde ufak değişiklikler yapmayı deneyebilirsiniz (örneğin muğlak anlamlı kelimeleri daha net anlam ifade eden kelimelerle değiştirmek gibi).

Haydi başlayalım!

Umarız bu blog gönderisini faydalı bulmuşsunuzdur. İngilizce'den Japonca'ya veya Japonca'dan İngilizce'ye çeviri deneyimi olan ve anadili Japonca olan çevirmenlere sahip profesyonel bir çeviri şirketi ile çalışmak, yukarıda bahsedilen sorunlarla karşılaşmadan doğru çeviriler elde etmek için en iyi şansınızdır. Japonca çeviri işleriyle uğraşırken ihtiyacınız olan tüm desteği sağlayacak bir çeviri hizmeti arıyorsanız neden MotaWord'u düşünmüyorsunuz? MotaWord dünyanın en hızlı, en düşük maliyetli, bulut-tabanlı, ortak çalışmaya dayalı çevirmen platformudur. Buradan teklif alabilirsiniz veya sayfanın sağ alt kısmındaki mavi konuşma balonu düğmesine tıklayarak MotaWord'un temsilcileriyle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Ekibimizden Ücretsiz Çeviri Danışmanlığı Alın

Bize Ulaşın

29 Mayıs 2022 tarihinde yayınlandı

Çeviri Maliyeti Hesaplayıcısı

Bu makale MotaWord Active Makine Çevirisi tarafından çevrilmiştir.

Düzeltmenlerimiz size en iyi deneyimi sunmak için şu anda bu makale üzerinde çalışıyor.

MotaWord Active hakkında daha fazla bilgi edinin.

Haber Bültenimize Abone Ol
Harika! Teşekkürler.
 
`
Türkçe
Türkçe